,
Ana sayfa
Hakkımızda
Hizmetler
Futbol Takımı
Cenaze Hizmetleri
Yaşlılar Evi
Cami
Tüzük
Yönetim
Haberler
İrtibat
Ziyaret 783049 sayısı
 
 
  1.  YETERKİ ZİHİN VE GÖNÜLLERİMİZ ENGELLİ OLMASIN
  2.  DİN GÖREVLİSİ VE CEMAAT İLİŞKİSİ
  3.  EZBERCİ DİN EGİTİMİ
  4.  YAŞLILIK VE YAŞLILARA KARŞI TUTUM
  5.  ÖMÜRLÜK TECRÜBE YAŞLILIK
  6.  İSLAM KOLAYLIK DİNİDİR
  7.  ÇOCUK VE DİNİ MEKAN BULUŞMASI
  8.  HAYATIN SORUNLARI KARŞISINDA ÇOCUK OLMAK
  9.  DÜRÜSLÜK, TEMİZLİK,TEMBELLİK
  10.  GENÇLERİMİZ DAHA AYDINLIK GÜNLERE
  11.  ÇOCUKLARLA BÜYÜMEK
  12.  ARKADAŞIN İYİSİ
  13.  RAMAZAN AYI VE ÖZ DENETİM
  14.  AHLAKIN ÖZÜ EDEPTİR
  15.  EMANET BİLİNCİ
  16.  SAMİMİYET VE TEVAZU
  17.  Sabır insanlar için sığınılacak yegane limandır
  18.  SÖZÜN ÖZETİ
  19.  HUZURUN ANAHTARI AHLAKTIR
  20.  DÜNYADAKİ EN BÜYÜK MEZARLIGIN SIRRI NE
  21.  Hz HÜSEYİN VE KERBALA
  22.  MEHMET AKİF
  23.  ŞEHİT MEKTUPLARI
  24.  BAY VE BAYAN HOCALARIN HAFTALIK DERS PROGRAMLARI
  25.  CAMİ FALİYETLERİ
  26.  ŞİDDET VE MERHAMETSİZLİGİN ANA UNSURU
  27.  B.T.İ.K.MERKEZİ BAYANLAR CEMAATI PİKNİK YAPTILAR
  28.  ŞEVKAT VE MERHAMET
  29.  ŞAHSİYET VE KİŞİLİK
  30.  KÖTÜ SÖZ
  31.  SELAMLAŞMA
  32.  MÜMÜN VE CAMİ
  33.  CAMİDE VICTORIA VALİSİ İLE OPUN DAY
  34.  HOYRATCA TÜKETİM
  35.  KOMŞULUK MEDENİYETİ
  36.  FİTRE VE ZEKAT YARDIMLARI YERİNE HAVALE EDİLDİ
  37.  SESSİZLERİN VE KİMSESİZLERİN FERYADI
  38.  ÇOCUKLARIN ,CAMİLER BULUŞMA YERİ OLSUN
  39.  ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.
  40.  FITRAT AHLAKI
  41.  FARK ETMELİ İNSAN
  42.  ERMENİ MEZALİMİ
  43.  CAMI VE KURS PROGRAMI
  44.  ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE...
  45.  ÇANAKKALE DESTANI
  46.  SELAMLAŞMAK
  47.  KUL HAKKINDAN NE ANLIYORUZ
  48.  BASIN BİLDİRİSİ
  49.  SEVAL ÖGRETMENİN ÇANAKKALE ŞİİRİ
  50.  İNSAN ONURU
  51.  CUMHURİYET BAYRAMI RESEPSİYONU
  52.  B.T.İ.K.MERKEZİ YÖNETİM KURULU LİSTESİ
  53.  EŞLERİN KARŞILIKLI SORUMLULUKLARI
  54.  KUTLU DOGUM; RAHMET PEYGAMBERİ
  55.  PLANLAMA BAKANI CEMİYETİ ZİYARET
  56.  CUMA HUTBESİ 24/10/2014
  57.  AHİRET; HESAP VERME BİLİNCİ
  58.  SOSYAL MEDYA VE GENÇLİK
  59.  PAHA BİÇİLMEZ SERMAYE; ÖMÜR
  60.  MEVLİD: RAHMET ELÇİSİNİN DÜNYAYA TEŞRİFİ.
  61.  EZAN ÖZGÜRLÜĞÜN GÜR SEDASI
  62.  BİR TEKELLÜF DEGİL. NİMET OLARAK NAMAZ
  63.  ERDEMLİ BİR DURUŞ:
  64.  ALLAH'IN SON DİNİ İSLAM.
  65.  ŞÜKÜR NİMETLERİ ARTIRIR
  66.  ANKARA ETEMESGUT MÜFTÜSÜ YUNUS CAN'i DINLE
  67.  İMAN
  68.  HER CAN KUTSAL VE DOKUNULMAZDIR;
  69.  ÖLÜM VE ÖTESİ
  70.  ALLAH, AŞIRI GİDENLERİ SEVMEZ.
  71.  ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE...
  72.  İNSANI İYİLİK YAŞATIR:
  73.  KUL VE KAMU HAKKI
  74.  KAKİKİ SEVGİ;ALLAH'I SEVMEK,ALLAH İÇİN SEVMEK.
  75.  HZ. PEYGAMBER VE BİRLİKTE YAŞAMA AHLAKI.
  76.  DÜNYA BİZE,BİZ BİRBİRİMİZE EMANETİZ.
  77.  MANEVİ ÇOŞKUNUN ZİRVESİ: ÜÇ AYLAR
  78.  KALBİN CİLASI: TÖVBE VE İSTİĞFAR
  79.  CANA CAN OLMAK: AİLE
  80.  MİRAÇ KANDİLİ
  81.  BOŞ ŞEYLERİ TERK EDEREK HAYATI ANLAMLI KILMAK.
  82.  TEVBEMİZ BERATIMIZ OLSUN
  83.  KUR'AN AYINDA KUR'AN'LA BULUŞALIM;
  84.  VAKİT İYİLİK VAKTİ:BU RAMAZAN VE HER ZAMAN
  85.  TEHVİD İLE GELEN VAHDET
  86.  CENNET KAPILARININ ANAHTARI YETİMLER
  87.  KADİR GECESİ ,KADİR BİLENLER İÇİNDİR.
  88.  YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU
  89.  KERBALAYI DOGRU ANLAMAK.
  90.  PEYGAMBERLER, İNSANLIĞIN YOLUNU AYDINLATAN REHBERLERDİR
  91.  HER İNSAN ALLAH'IN BİR AYETİDİR;
  92.  ZİKİR;KALPLERE HAYAT VEREN İKSİR
  93.  KÜRESEL TERÖRÜN HEDEF ALDIGI DİN;İSLAM
  94.  RABBİMİZ;BİZİ DOSDOĞRU YOLA İLET!
  95.  İMTİHANIN ADI:FİTNE.
  96.  SÖZ AHLAKI
  97.  AHİRETE İMAN
  98.  GÜN MİLLETCE KENETLEME GÜNÜDÜR.
  99.  EN BÜYÜK BOZGUNCULUK.
  100.  KULLUK SADECE ALLAHA ÖZGÜDÜR.
  101.  ZAFER AYI AĞUSTOS
  102.  ÖRNEK ÜMMET OLABİLMEK
  103.  YERYÜZÜNÜN KÜÇÜK VE ONURLU HALİFESİ ÇOCUK
  104.  AVUSTRALYA GENEL VALİSİNİN CEMİYETİMİZİ ZİYARETİ
  105.  HER ZORLUKLA BERABER BİR KOLAYLIK VARDIR
  106.  NAMAZI ZAYİ ETMEK
  107.  FİTRE VE ZEKAT BİLGİLERİ
  108.  CENNETE GÖTÜREN AMEL DOĞRULUKTUR.

  SEVAL ÖGRETMENİN ÇANAKKALE ŞİİRİ
Üstad Hüseyin Nilah Adsız diyor ki ;

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından

Koşar adım gitmeli onların arkasından.

Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından

İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Biz, bugün burada bir daha dönmemek üzere gidenlerin tarihin yazdığı en gerçek, en şerefli kahramanları yadetmek üzere Çanakkale Şehitlerimizi hatırlamak üzere huzurunuzdayız.

95 yıl önce, çok değil 95 yıl önce yüz binlerce vatan evladı, bu vatanın bedelini ödemek üzere Çanakkale’ye çağrılmıştır.

Amacımız geçmişteki savaşların zaferleri ile mutlu olmak değil. Eğer amaç vatan savunması ise, eğer amaç hürriyet davası ise, bir ölüm kalım mücadelesi ise buna savaş diyemezsiniz. Ve bunu anlatmak boynumuzun borcudur. Çünkü vatan dediğimiz bu toprak diyeti ağır ödenmiş bir topraktır.

Bana deselerdi ki Çanakkale’yi üç kelime ile anlat; derdim ki geldiler, gördüler, döndüler!

Evet geldiler; 1915, Birinci Dünya Savaşı… Osmanlı Devleti dünyanın en büyük devletleri ile mücadele ediyor. İngiltere, Fransa, Rusya beraberinde getirdikleri binlerce sömürge askeri, Osmanlı’nın kalbine giden Boğaz yoluna pençelerini taktı. Çünkü amaçları şuydu, İstanbul’du, Başkent İstanbul alınırsa Osmanlı tarihe karışır, Türk milleti bu topraklardan atılacaktı.

Geldiler, ama ben diyorum ki gördüler!

Çanakkale’yi Çanakkale yapan gelenler değildir. Onlar 1071’den beri geliyorlar. Bin yıldır bu milleti bu topraklardan atmak için geliyorlar. Ha, bu sefer topyekûn geldiler. Gemileriyle, toplarıyla tüfekleriyle geldiler.

Çanakkale’yi, Çanakkale yapan gelenler değil, Çanakkale’yi Çanakkale yapan, gelenleri karşılayan asil ruhtur.

O öyle bir ruhtur ki çelik, çelik ve barut... İnancın, imanın ve azmin karşısında yenik düşmüştür. O öyle bir ruhtur ki çocuklar, ben esir yaşamaktansa özgür ölmeyi yeğlerim diyen insanların ruhudur.

Davaları büyüktü, vatan davasıydı çünkü…

Şimdi soruyum sizlere vatan demek, ne demek? Şu anda üzerine bastığınız kara toprak mı? Yada sınıflarınız da sınırları haritalara çizilmiş her gün gördüğünüz coğrafya parçası mı?

Ben diyorum ki değil.. Birileri bizden önce giden birileri, O coğrafya parçasını vatan yaptılar. Coğrafya parçası başka bir şeydir ama toprak kanla yoğrulmuşsa ve canla ödenmişse bedeli, artık adı vatandır.

Ben diyorum ki vatan özgürlük, hürriyet vatan, her gün eve gidiyorsunuz, buradan çıkıyorsunuz özgürce çantanız sırtınızda bir taşa vuruyorsunuz ayağınızı, ıslık çalıyorsunuz belki... Şakalaşıyorsunuz arkadaşlarınızla…

Kimse önünüze çıkıp “Dur yürüme bu yoldan” demiyor. Sonra evinize varıyorsunuz ne rahat, en özgür en huzurlu olduğunuz yer, başımı sokacak bir evim olsun başka bir şey istemem. Ben de diyorum ki vatanımın, evimin evidir vatan. Ben özgürlük istiyorum, bu bayrağın altında konuşuyorsam, şu an ve hepiniz ciğerlerinize şu an bu nefesi çekiyorsanız bir bir, unutmayın gençler birileri nefesini kaybettiği için biz bu özgürlüğü yaşıyoruz ve o yüzden ve o yüzden nerden geldiğinizi, ne yapmamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor.

Ve döndüler diyorum.

Çanakkale öyle bir yer ki, yokluk varlığı yenmiştir, maneviyat maddiyatı yenmiştir ve çocuklar özgürlük sömürgeyi yenmiştir. Esaretin zincirini kırmıştır.

Ve o gidinler, o yüz binler, canlarını hiç düşünmeden bu toprağa veren yüz binler için yüce Allah diyor ki “Onlara ölü demeyiniz onlar diridirler.”

Ve ben diyorum ki şu an bizi izliyor ve buradalar, yanımızdalar.

Ve onların taşıdığı o asil ruh biliyorum ki gençler, bizim damarlarımızda...

Şu an o ruhun kıpırdanışlarını hissediyorum, onlara ölü demeyiniz.”

Ağlatan, yürek yakan bu konuşmanın öyle bir final sahnesi var ki, gurur duymamak mümkün değil.

Seval Öğretmenim haykırıyor; “Malazgirt şehitleri”, çocuklar haykırıyor “Burdaaaa”.

Seval Öğretmenim haykırıyor; “Çanakkale şehitleri”, çocuklarlar hep birlikte haykırıyor “Burdaaaa”.

Seval Öğretmenim yine haykırıyor; “Sakarya şehitleri”, çocuklar da haykırıyor gözleri yaşlı “Burdaaaaa”.

Seval Öğretmenim haykırıyor; “Kıbrıs şehitleri”, çocuklar hep bir ağızdan “Burdaaaa” diyor. Seval Öğretmenim, kanayan yaramız hainlere karşı büyük mücadele için haykırıyor; “Güneydoğu şehitleri”, çocuklar bir kere daha hep birlikte sesleniyor “Burdaaaa”.

Seval Öğretmenim son kez haykırıyor; “Mustafa Kemal Atatürk”, çocuklar Yüce Önderlerine layık olarak, Çanakkale ruhu ile haykırıyor; “Burdaaaaa...”

Seval Öğretmenim; mekânları cennet olsun, hepsine selam olsun, ruhları şad olsun diyerek bu muhteşem konuşmasını tamamlıyor. Ne mutlu o Türk kızına, ne mutlu Seval Öğretmenimi yetiştirenlere...


TÜRK ÖĞRETMENLERİ' NE

Bazen ölüler yurdu korur, bazı da sağlar;
Göz nuru karışmazsa şahadet kanı ağlar.
  
Yoksulluğun ufkunda erirken bile mağrur,
Sensin o hazin nûr, o derin nûr, o büyük nûr.
  
Hoşnutsun, eğilmiş okuyorsun, yazıyorsun;
Ey terli alın, ey güneşin öptüğü insan.

Şöhret aramaz, şân aramaz, nâm aramazsın;
Cemiyetin omzunda da yokmuş kadar azsın.
  
İlmin sesi haykırmaz: İlim şarlatan olmaz,
Sessiz de seven yoksa vatanlar vatan olmaz.
  
Sen yurdunu haykırmayarak gizli seversin,
Kalmışsa eğer, ömrümü Rabbim sana versin...
 

 
 
Copyright © 2006 by BTICC. All rights reserved.

Digital World IT